|
Son nüfus bilgilerinin de açıklanmasıyla beraber İçişleri Bakanımız nüfusu 750 bini aşan illere büyükşehir belediyesi olma müjdesi verdi.
Ne mutlu büyükşehir olacak illere!
Ordunun 2011 yılı nüfusu 714.390 kişi olduğundan ilimiz büyükşehir olabilmeyi kıl payı kaçırdı.
Buna sevinsek mi üzülsek mi bilemedim…
Mevcut kanunda Büyükşehir, bünyesinde en az üç ilçe veya ilk kademe belediyesini kapsayan ve bu belediyeler arasında koordinasyon sağlayan idari ve mali özerkliğe sahip, karar organları seçmenler tarafından seçilen kamu tüzel kişidir, şeklinde tanımlanıyor.
Bununla birlikte, Belediye sınırları içindeki ve bu sınırlara en fazla 10.000 metre uzaklıktaki yerleşim birimlerinin son nüfus sayımına göre toplam nüfusu 750.000'i geçiyorsa bu iller de kanunla büyükşehir belediyesine dönüştürülebilir, denilmektedir.
Özetle anlayacağınız, bünyesinde en az 3 belediye barındıran ve nüfusu 750.000’in üzerinde olan sınırları da bünyesindeki belediyelere göre oluşan yerleşmeler kanunla büyükşehir belediyesi statüsünde olmaktadır.
Türkiye’de mevcut 16 ilimiz büyükşehir statüsünde olup bu illerden İstanbul ve Kocaeli’nin büyükşehir belediye sınırı il sınırıdır.
***
Büyükşehir belediyesinin en önemli görevlerinden bir tanesi 1/100.000, 1/50.000 veya1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı ile 1/5.000 ölçekli nazım imar planı yapar ve bünyesindeki bütün belediyeler de bu planlara uyar. Büyükşehire bağlı belediyeler nazım imar planına uygun 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı yapar. Büyükşehire bağlı olmayan belediyeler bütün planları kendisi yapar ve uygular.
Hükümet, yeni büyükşehir belediye kanunu düşüncesiyle il sınırlarını büyükşehir sınırı kabul edip bu sınır içindeki nüfusu 750 bini geçen illeri büyükşehir yapmak istemektedir. Yani o ildeki bütün belediye ve köyler büyükşehir belediyesine bağlı olacaktır. Mevcut kanuna göre Nüfusu 50.000 üzerinde olan belediyeler büyükşehir belediyesine katılınca ilçe veya ilk kademe belediyesi olur. Bunun dışında kalan bütün belediye, belde ve köyler mahalle statüsüne geçer.( Muhtemelen Yeni kanunla nüfus ölçütünde düzenleme olur.)
Ordu büyükşehir olsa mevcut kanuna göre Ünye ve Fatsa hariç bütün ilçe belediyeleri mahalle oluyor, Yeni kanunda nüfusu 50.000’den 10.000’e inmiş kabul edersek Çamaş, Gülyalı ve Kabadüz belediyeleri bu sınırın da altında kaldığından mahalle olmaktan kurtulamıyor.
Hadi bunu da geçelim, Çamaş büyükşehire bağlı bir belediye olmuş olsa, Çamaş belediye başkanını seçerken ayriyeten büyükşehir belediye başkanını da seçeceğiz. Yani Ordu’da büyükşehir belediye başkanlığına talip olan her aday ilin tamamını karış karış gezip oy toplaması gerekecek. Böylelikle bizler de derdimizi kendi belediyemize anlatamadığımız zaman seçtiğimiz büyükşehir belediyesine anlatma imkânına kavuşacağız.
Şunu da göz ardı etmemeliyiz ki büyükşehir olunca büyükşehirin şartlarına ve kanunlarına da uymamız gerekecek, mesela Ahmet amca arsasındaki küçük bir imar değişikliğini Çamaş belediyesinde onaylattıktan sonra Ordu'ya gidip büyükşehir belediyesinde de onaylanmasını bekleyecek.
***
Yeni büyükşehir kanununda amaç yönetim ve plan bütünlüğü olmasını sağlamak denilmektedir. Aslında merkezi ve yerel yönetimlerin arasında bir yönetim şekli getirilmeye çalışılmakta. Merkezi yönetimin yerelleşmeye yakınlaşması bizler için faydalı görülmekle beraber muhtarlık ve belediye gibi yerel yönetimlerimizin de yetkileri azaltılmaktadır. Sürekli artan nüfusla beraber yeni şartlar bunu mu gerektiriyor bilinmez ama neresinden bakarsak bakalım büyükşehir olmak aşırı heveslenilecek gibi bir şey değil.
Büyükşehir belediyesi olmayı sadece nüfus ölçütüne bağlamak sığ ve yanlış olur. Yerleşmenin coğrafi, ekonomik ve kültürel yapısının da buna müsait olması gerekir. Bundan da önemlisi yerleşmenin önce şehir olması gerekir.
Bizim Ordu’muz mütevazı bir şehir, kendi halinde de güzel ve şirin ilçeleri var. Büyükşehir bize birkaç beden büyük gelir, zaten nüfusumuz yetmiyor (Dışa göç vermenin bir tek faydası bu olsa gerek). İnanıyorum ki istesek gurbetteki hemşerilerimiz nüfus kaydını orduya alır ve nüfusumuz 750.000’in üzerine çıkar hazır İçişleri Bakanımız da varken biz kanunen büyükşehir olabiliriz.
Kanunlarla kağıt üzerine büyükşehir yazdırabiliriz ama kimse büyükşehri sihirli değnek olarak görmesin.
Ordunun belirli bir potansiyeli var Büyükşehir olsak ta olmasak ta Ordu’da yoksul yine yoksul, zengin yine zengindir.
Kaldı ki kendi muhtar veya belediyemizden alamadığımızı düşündüğümüz hizmeti gidip, ta Ordu’daki büyükşehir belediyesinden mi almayı düşünüyorsunuz?
Şahsen Ordu'nun büyükşehir olmasının faydası zararını karşılamayacağı kanaatindeyim. Yerel yöneticiler de galiba benimle aynı fikirde ki “Biz de büyükşehir olmak istiyoruz” diyen birini duymadım. Bilerek veya bilmeyerek yapılmış bir suskunluk da olsa yerinde bir davranış olduğunu düşünüyorum.
Büyükşehir, adı üzerinde Büyük ve Şehirden oluşan bir kelime, Ordu olarak biz şehir olabiliriz ama büyük değiliz.
Ordu kendine has özellikleri olan bir yerleşme, buraya büyük şehir dersek İstanbul, Ankara, İzmir, Samsun gibi gerçekten büyük şehirlere ayıp olur.
“Solucan yılanla boy yarıştırmaya kalkışmış, solucanın beli kopmuş”
Biz haddimizi bilelim.
Ordu’muzun mevcut şartlarında medyanın ve hükümetin pohpohladığı büyükşehir olmak o kadar da heveslenilecek bir şey değil.
Olurda ileride nüfusumuz artar 750.000 i geçerse bu büyükşehir sevdasına hiç düşmeyelim, vazgeçelim böyle boş heveslerden.
Ordu için faydalı işlerle uğraşalım.
Bırakın biz büyük şehirli olmayalım,
Hatta şehirli bile olmayalım,
Köylü kalalım ki birbirimize yabancılaşmayalım.
Selametle…
Aydın ŞİMŞEK
 |