|
CAN SUYU (S.O.S)
Hes güncel bir kelime… Ya da kulağımıza yeni gelen bir söylem… Aslında duyduğumuzda kulak kabartmamız gereken bir konu…
Her zaman yanlış olan ya da yanlış uygulamalara sesini yükselten birileri olmuştur. Ve bu kişilere her zaman bir damga vurulmuştur. Vurulacak da… Bazen komünist, bazen faşist, bazen dinci yani şuncu buncu ama her ne denirse densin, haksızlık varsa suskun kalan her daim korkaktır, basit kişidir. Evet, günümüzde de sesimizin çok yüksek çıkması gereken konuda bu Hes olayıdır. Resmen doğa katliamı yaşanıyor. Konu o kadar masum anlatılıyor ki; “memleket enerjide dışa bağımlı deniyor ve bu bağımlılıktan kurtulmayalım mı?” deniyor. Kulağa çok hoş geliyor ama tam detaya inince işte o zaman pis koku gelmeye başlıyor. ”Suyumuzu boruların içine hapsedip kilometrelerce uzağa taşıyacağız” diyen yok.” Ekolojik dengeyi bozacağız” diyen yok. “Ağaçları doğayı katledeceğiz” diyen de yok. “ “Sadece enerjide dışa mı bağımlı olalım?” deniyor
Evet, dışa bağımlı olmayalım ama hidroelektrikte de çare aramayalım, barajlar yapalım, suyu kesintiye uğratmadan enerji üretelim. Yeter ki; suyumuz boru içine girmesin, yeter ki; doğa tahrip olmasın, yeter ki; canlılar ölmesin.
Efendim “geriye can suyu bırakıyoruz” deniyor. Evet, can suyu bırakılıyor. Benim bildiğim can suyu ölmek üzere olan insana verilir. Verilir ki; ağzı kuruyup zor ölmesin. Ağzı ıslatılır ki; ölümü kolay olsun. Sizler de doğaya acı çekmeden ölsün diye mi can suyu veriyorsunuz? Bu iş siyaset falan değildir. Bu bir katliamdır. Bizler de bu katliama bir an önce dur demeliyiz; yoksa bunlar ineklerimize bile su içirmeyecekler. İş işten geçince konuşmanın hiçbir anlamı olmaz.
İşin doğrusu gözlerimle görene kadar ben de olayın vahametinin bu kadar farkında değildim. Geçenlerde “Giresun Kümbet Yaylası’na gidelim” dedik. Yol Dereli’den yukarı gidiyor. Güzergâh tamamen dere boyu olunca, oradaki Hes projelerini ve yapılan doğa katliamını gördüm ve inanın içim acıdı
Bir yerde durduk… Tarihi bir köprü vardı… Orada çekimler yaptık… Bir yandan o tarihin yok oluşunu düşündüm, bir yandan da o berrak akan suyu bir iki yıl sonra seyredemeyeceğimi düşündüm. İnanın her ikisi de yüreğimi çok acıttı. Sizlerin yüreği acımayacaksa bırakın tarih yok olsun, bırakın doğa yok olsun. Sizler rahat olun, vicdanınız rahat olsun, sessiz kalın… Ama geriden gelen neslin sizlere ne diyeceğini düşünmek dahi istemiyorum
Ama ne derlerse desinler, ben o kötü kelimeleri hissetmeyeceğim. Çünkü mücadelemi sonuna kadar vereceğim
Sizlere bu konuda yazdığım bir şiir’imi de sunuyorum
Hes
Helal olsun be
Kutluyorum sizleri
Darma duman ettiniz
Var olan tüm dengeyi
Dağları deldiniz
Irmakları kuruttunuz
Kutluyorum sizleri
Tüm dengeyi bozdunuz
Balıklar tükeniyor
Yağmurlar yok oluyor
Açlık baş gösterecek gibi
Şimdi kuşlar ne yiyecek ki
Yaratan soracak bunun hesabını
Siz misiniz ırmaklara gem vuran
Siz misiniz dağları delen
Siz misiniz denizleri dolduran
Haykırmaz mı ırmaklar dağlar
Kudurmaz mı koca deniz
Aldanmayın suskunluğuna
Hiç biri benzemez insanoğluna
Suskun kalmaz dengesini bozana
Hesabını sorar,
Hesabını sorar bu doğa
Hayırlı olsun HESleriniz
Kısık şimdi seslerimiz
Vallahi merak ediyorum
Kızarmaz mı yüzleriniz
Hak hukuk yok mu sizde
Vicdanınız nerenizde
Hayvan hakkı kul hakkı
Söyleyin var mıdır hiç affı
Hasan gençay 2011-09-06 (şiir)
 |