|
Çarşamba, 29 Temmuz 2009 18:08 |
|
|
Bir rüya gerçekleşti |
|

Bir rüya gerçekleşti Ordu'nun Mesudiye ilçesinde 1978 yılında Türkiye-Japonya ilişkileri kapsamında Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ile Japon JİCA örgütü arasında yapılan işbirliği ile Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki su kaynaklarını enerjiye dönüştürmek amacıyla çalışması başlatılan ancak 12 Eylül ihtilali ile 28 Şubat post-modern darbelerine takılan Topçam Barajı, 30 yıl sonra bitti.
1978 yılında başlatılan çalışma ile iki yıl boyunca Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki ırmakları gezerek buralarda nasıl ve ne şekilde enerji üretimi yapılacağını rapor haline getiren Japon uzmanların DPT'ye verdiği raporun projeye dönüştürülmesi aşamasında 12 Eylül ihtilali yaşandı. İktidarda bulunan askeri idarenin DPT'nin projelerine el atması üzerine yeniden gündeme gelen Topçam Barajı'nın öngörülen maliyeti pahalı bulununca yeni bir rapor istendi. 1981 yılında hazırlanan yeni bir rapor askeri idare tarafından ciddiye alındı ancak siyasi gelişmeler sebebiyle 'yeniden partili hayata' geçişe kadar ertelendi. 1984-1991 yıllarında ANAP iktidarı döneminde gündeme gelmeyen Topçam Barajı, 1994 yılında zamanın DYP milletvekili Hasan Kılıç tarafından tozlu raflarından indirilerek yeniden gündeme alındı. 1995 yılında TBMM Plan-Bütçe Komisyonuna verilen önerge ile uygulama programına geçildi. Bu arada ANAP Milletvekili olan Şükrü Yürür, bölgede kurulacak barajda elektrik üretimini yapacak aksamların, suyu enerjiye dönüştürecek türbin ve salyangoz gibi büyük parçaların mevcut Ordu-Mesudiye karayolundan götürülemeyeceğini gündeme getirip yeni bir yol yapılmasını, bu amaçla 'Dereyolu'nun canlandırılmasını teklif etti.
'Dereyolu-Baraj' tartışmaları ile 3 yıl daha geçti. Refah Partisi iktidarı döneminde Ordu milletvekili olan Hüseyin Olgun Akın'ın girişimleri ve zamanın Enerji Bakanı Recai Kutan'ın destekleriyle barajın ihalesi 23.10.1996 tarihinde yapıldı. Kamuoyu ne kadar dereyolu diye diretti ise de Anadolu'da dillendirilen "Göç yolda düzelir" sözü uyarında Topçam Barajı için ilk temel 1997 yılının ilk yarısında atıldı. İnşaat bir yandan ödenek yokluğu ile mücadele ederken, 28 Şubat post-modern darbesi baraj yapımı tekrar durdu ve ardından unutuldu. 2000 yılında zamanın ANAP Milletvekili Sefer Koçak, Dereyolu'nu da yatırım programına aldırarak ihalesini yaptırdı ve çalışma biraz daha hızlandı. 2002 yılına gelinceye kadar baraj inşaatının fiziki gerçekleşme oranı ancak yüzde 5 olabildi.
kenthaber.com
 |