Bayrak!



ORDU HABERLERİ

    Çarşamba, 06 Ocak 2010 14:04   
    'Verem ciddiye alınmalı'
    Ordu İl Sağlık Müdürü Yılmaz Dündar, verem hastalığının (tüberküloz) hiç tedavi edilmezse hastaların yüzde 50'sinin kısa sürede kaybedildiğini, bu sebeple çok ciddiye alınması gerektiğini söyledi.

    Dr. Yılmaz Dündar yaptığı açıklamada, veremin halen dünyanın hiçbir ülkesinde ortadan kaldırılamamış önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirtti. Veremin başta akciğer olmak üzere lenf düğümleri, beyin zarı, böbrekler, bağırsaklar, kemikler gibi birçok organa yayılarak bu organlarda da ortaya çıktığını ifade eden Dr. Dündar, çocuklarda veremden korumanın en etkin ve kolay yolunun verem aşısı (BCG aşısı) olduğunu kaydetti. Veremin solunum yolu ile bulaştığını, bu sebeple aksırma ve öksürme sırasında

    ağzın kapatılması, odanın havalandırılmasının hastalığın yayılmasını engelleyen en basit ve en etkin yol olduğunu dile getiren Dr. Dündar, "Verem yiyecek, içecek ve kullanılan ortak eşya ile bulaşmaz. Kalıtımsal irsi bir hastalık değildir. Ailede veremli bir kişi olduğunda hastalığın en kolay bulaşabileceği kişiler çocuklardır. Verem mikrobu alan kimselerin hepsi hastalığa yakalanmaz. Bunların ancak yüzde 5-10'u hasta olurlar. Ancak mikrobu bir kere alan kişi bunu ömür boyu taşır" dedi.

    Hastalığın başlıca belirtilerinin öksürük, balgam çıkarma, kilo kaybı, iştahsızlık, ateş, gece terlemeleri, öksürükle kan gelmesi olduğunu ifade eden Dr. Dündar, "Öksürük en sık ve en önemli belirti olup, öksürüğü 3 haftadan çok devam edenlerin en yakın Verem Savaşı Dispanserlerine başvurmaları gerekir. Böylece hastalık fazla ilerlemeden, tedavinin kolay olacağı bir safhada yakalanır. Veremin teşhisi için Verem Savaşı Dispanserleri ve Göğüs Hastalıkları Hastanelerinde bazı özel tetkikler yapılması

    gerekir. Bu tetkikler hastanın balgam muayenesi, akciğer filminin çekilmesi ve gerekli kan tetkikleridir. Türkiye'de Verem Savaşı Dispanserlerinde teşhis işlemleri ücretsizdir" diye konuştu.

    Veremin tedavisinde genellikle tedavinin en az ilk 2 ayında hastane tedavisi veya evde yatak istirahatı uygulanması gerektiğini belirten Dr. Dündar, şöyle konuştu: "Yeterli ve dengeli beslenme, uygun hayat şartları ile tedavi desteklenmelidir. Sigara ve alkol kullanılmamalı, terk edilmelidir. Tedaviden sonra uygun aralıklar ile dispanserde kontrollere devam edilmelidir. Hastalık hiç tedavi edilmezse hastaların yüzde 50'si kısa süre içinde kaybedilir. Tedaviye başladıktan kısa süre sonra hastalar çevre

    için bulaştırıcı olmaktan çıkarlar. Tedavi süresi oldukça uzundur: Ortalama 6-9 ay. Bu süre içinde tedavinin aralıksız devamı gereklidir. Tedaviye ara verilmesi ya da ilaçlarının bazılarını kesilmesi, kısa sürede bu ilaçlara karşı direnç gelişmesine sebep olmakta ve hastalık müzminleşmektedir. Tedavinin belirlenen prensipler çerçevesinde kesintisiz ve doktor kontrolünde sürdürülmesi verem savaşının temel prensibidir. Tüberküloz tedavisi Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz olarak yerine getirilmektedir."

     

    yurthaber.com
    Yorumlar (0)Add Comment

    Yorum yaz
    daha küçük | daha büyük

    security code
    Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


    busy
     

    Gelİşmİş İstatİstİkler

    Toplam Üye:361
    Aktif Üyeler:360
    Son Üyemiz:furkanrep
    Son Ziyaretçi:fotoşen
    İçerik:2053
    İçerik Okunma:581300
    Link:121

    ZİYARETÇİLER

    mod_vvisit_counterBugün607
    mod_vvisit_counterDün733
    mod_vvisit_counterBu Hafta2442
    mod_vvisit_counterGeçen Hafta4661
    mod_vvisit_counterBu Ay16752
    mod_vvisit_counterGeçen Ay25441
    mod_vvisit_counterTümü638309

    IP No: 38.107.179.236