|
İlköğretim Genel Müdürü İbrahim Er, hızlı kentleşmenin insanlarda oluşturduğu yalnızlaşmanın psikolojik sorunları beraberinde getirdiğini söyledi.
Ordu'da Adalet Bakanlığı himayesinde, Milli Eğitim ve İçişleri Bakanlığı desteğiyle Hayat Boyu Eğitim Gelişim Derneği (HEGEM) tarafından yürütülen 'Eğitim Yoluyla Şiddetin Azaltılması ve Suçun Önlenmesi Projesi' kapsamında tanıtım paneli düzenlendi. Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen panele, Cumhuriyet Başsavcısı Musa Çatal, Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Akın Aydın, öğretmenler, okul aile birliği başkanları ve vatandaşlar katıldı. İlköğretim Genel Müdürü İbrahim Er tarafından yönetilen panelde Adalet
Bakanlığı Tetkik Kurulu Hakimi Figen Benek ve HEGEM Başkanı Adem Çolak, çocuklarda ve gençlerde şiddet, saldırganlık ve suçluluk duyguları açısından anne-baba eğitimi konusunda açıklamalar yaptı. Panelde konuşan İlköğretim Genel Müdürü İbrahim Er, çocukların kişilik gelişiminde ailenin son derece önemli bir görevi olduğunu belirtti. Suç ve suçun önlenmesinde eğitimde kalma süresinin suç oranlarıyla ters orantılı olduğunu ifade eden Er, bu sebeple ailenin eğitiminin son derece önemli olduğunu kaydetti.
Sosyal hayatla ilgili yapılmak ve düzeltilmek isteyen her şeyin eğitimden geçtiğini dile getiren Er, "Eğitime eklenen başka bir misyon, toplumda olup biten birçok olumsuzluğun sebebi eğitim olarak görülür. Kötü bir haber izlerken, istemediğimiz bir durumda karşılaştığımızda 'böylesi eğitim sebebiyle olur' denir. Bu dünyanın her tarafında böyledir. Bir başka bakışla, her şeyin çaresi olarak eğitim görülür. Sosyal hayatla ilgili ne değiştirmek istiyorsanız akla ilk gelen şey eğitimdir. Eğitim
çalışanlarının böylesi ağır bir sorumluluğu var. Bütün toplumun böyle bir beklentinin içerisinde olması gayet doğaldır. Çünkü eğitimin bir başka tanımı da geleceğin inşasıdır" dedi.
Hapishanelerin doluluğuyla eğitimin doğrudan alakalı olduğunu ifade eden Er, "İstatistikler bize şunu söylüyor. Eğitimde kalma süresiyle suç işleme oranının ters orantılı olduğunu gösteriyor. Adalet Bakanlığı Çalışma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlıklarının eğitimle direkt alakası vardır. Çünkü hapishanenin doluluğunun eğitimde kalma ile doğrudan alakası var. Ne kadar eğitim alınmışsa suça bulaşmışlık o kadar azalıyor. Bunun sistemli bir çalışma ile yapılması gerekiyor. Eğitimin bir başka özelliği de
önleyici olmasıdır. Çocuk suça bulaştıktan sonra durumun düzeltilmesi son derece zor. Artık devlet olarak da kurum olarak da yapılabilecekler sınırlanıyor. Bu sonuç gerçekleşmeden önce eğitimin son derece önemli bir görevi vardır" diye konuştu.
Çocukların okullara gelmeden önce büyük ölçüde kişilik gelişimini tamamladığını, bu sebeple aileler tarafından asgari temel kültürün oluşturulmasının önemli olduğunu ifade eden Er, "Bütün davranışlar öğrenilen davranışlardır. Çocuğun bulunduğu sosyal çevrenin de düzeltilmesi gerekir. Asgari bir temel kültürün varlığı işlerimizi kolaylaştıracaktır. Çocuklar okula gelmeden önce birçok şeyi öğrenmiştir. Birçok konunun uzmanı, çocuğun 6 yaşına kadar kişilik gelişimini okula gelmeden tamamlandığını söylüyor.
Bu sebeple bu süreçte aileye de eğitim verilmesi son derece önemlidir. Eğitim gelecekte sorun olabilecek olayları şimdiden önlemeyi de gerektiriyor. Gelecekte bizi böylesi bir tehdit bekliyor. Artık kentleşiyoruz. Bugün ülkenin yüzde 79'u kentlerde yaşıyor. Bu göçün özellikle son dönemde artması insanların geniş kalabalıklarla kentlere geldiğini gösteriyor. İnsanlar uzun yıllar alışmış olduğu bir yaşamdan kentlere gelerek kendilerini yalnız hissediyorlar. Bu da psikolojik sorunlar ortaya çıkarıyor. Sonuç
olarak bu sorunlar aileler ve fertlerinin suça yönelmesine yol açıyor" şeklinde konuştu.
yurthaber.com
 |