Üye Girişi

Üye Girişi

Facebook, Twitter, Gmail veya Hotmail hesaplarınızla aşağıdaki butonlara tıklayarak kolayca giriş yapabilirsiniz...

  reklam-alani-220x70px

ÇAMAŞ HABER >

CAN SUYU (S.O.S)

Hes güncel bir kelime… Ya da kulağımıza yeni gelen bir söylem… Aslında duyduğumuzda kulak kabartmamız gereken bir konu…

Her zaman yanlış olan ya da yanlış uygulamalara sesini yükselten birileri olmuştur. Ve bu kişilere her zaman bir damga vurulmuştur. Vurulacak da… Bazen komünist, bazen faşist, bazen dinci yani şuncu buncu ama her ne denirse densin, haksızlık varsa suskun kalan her daim korkaktır, basit kişidir. Evet, günümüzde de sesimizin çok yüksek çıkması gereken konuda bu Hes olayıdır. Resmen doğa katliamı yaşanıyor. Konu o kadar masum anlatılıyor ki; “memleket enerjide dışa bağımlı deniyor ve bu bağımlılıktan kurtulmayalım mı?” deniyor. Kulağa çok hoş geliyor ama tam detaya inince işte o zaman pis koku gelmeye başlıyor. ”Suyumuzu boruların içine hapsedip kilometrelerce uzağa taşıyacağız” diyen yok.” Ekolojik dengeyi bozacağız” diyen yok. “Ağaçları doğayı katledeceğiz” diyen de yok. “ “Sadece enerjide dışa mı bağımlı olalım?” deniyor

Evet, dışa bağımlı olmayalım ama hidroelektrikte de çare aramayalım, barajlar yapalım, suyu kesintiye uğratmadan enerji üretelim. Yeter ki; suyumuz boru içine girmesin, yeter ki; doğa tahrip olmasın, yeter ki; canlılar ölmesin.

Efendim “geriye can suyu bırakıyoruz” deniyor. Evet, can suyu bırakılıyor. Benim bildiğim can suyu ölmek üzere olan insana verilir. Verilir ki; ağzı kuruyup zor ölmesin. Ağzı ıslatılır ki; ölümü kolay olsun. Sizler de doğaya acı çekmeden ölsün diye mi can suyu veriyorsunuz? Bu iş siyaset falan değildir. Bu bir katliamdır. Bizler de bu katliama bir an önce dur demeliyiz; yoksa bunlar ineklerimize bile su içirmeyecekler. İş işten geçince konuşmanın hiçbir anlamı olmaz.

İşin doğrusu gözlerimle görene kadar ben de olayın vahametinin bu kadar farkında değildim. Geçenlerde “Giresun Kümbet Yaylası’na gidelim” dedik. Yol Dereli’den yukarı gidiyor. Güzergâh tamamen dere boyu olunca, oradaki Hes projelerini ve yapılan doğa katliamını gördüm ve inanın içim acıdı

Bir yerde durduk… Tarihi bir köprü vardı… Orada çekimler yaptık… Bir yandan o tarihin yok oluşunu düşündüm, bir yandan da o berrak akan suyu bir iki yıl sonra seyredemeyeceğimi düşündüm. İnanın her ikisi de yüreğimi çok acıttı. Sizlerin yüreği acımayacaksa bırakın tarih yok olsun, bırakın doğa yok olsun. Sizler rahat olun, vicdanınız rahat olsun, sessiz kalın… Ama geriden gelen neslin sizlere ne diyeceğini düşünmek dahi istemiyorum

Ama ne derlerse desinler, ben o kötü kelimeleri hissetmeyeceğim. Çünkü mücadelemi sonuna kadar vereceğim

Sizlere bu konuda yazdığım bir şiir’imi de sunuyorum

Hes

Helal olsun be

Kutluyorum sizleri

Darma duman ettiniz

Var olan tüm dengeyi


Dağları deldiniz

Irmakları kuruttunuz

Kutluyorum sizleri

Tüm dengeyi bozdunuz


Balıklar tükeniyor

Yağmurlar yok oluyor

Açlık baş gösterecek gibi

Şimdi kuşlar ne yiyecek ki


Yaratan soracak bunun hesabını


Siz misiniz ırmaklara gem vuran

Siz misiniz dağları delen

Siz misiniz denizleri dolduran

Haykırmaz mı ırmaklar dağlar

Kudurmaz mı koca deniz

Aldanmayın suskunluğuna

Hiç biri benzemez insanoğluna

Suskun kalmaz dengesini bozana

Hesabını sorar,

Hesabını sorar bu doğa


Hayırlı olsun HESleriniz

Kısık şimdi seslerimiz

Vallahi merak ediyorum

Kızarmaz mı yüzleriniz


Hak hukuk yok mu sizde

Vicdanınız nerenizde

Hayvan hakkı kul hakkı

Söyleyin var mıdır hiç affı


Hasan gençay   2011-09-06 (şiir)

Hedef ve Gaye

Delinin Veliye Nasihati

Her İnsan Bir Yusuf'tur

Kaç Akıllı Kaç Deli Eder?

Bölgemiz ve İşsizlik

Mutlu Olmanın Yolu

Şükrolsun Köylüyüm

Bu Demokrasi Bize Fazla

Site Kurucusu Kim

Çamaş Şen Dijital Fotoğrafçılık

Son Yorumlar